Günlük hayattaki koşturmamız'da bizim hayatımızı kolaylaştırmak amacı ile yaratılmış bir sektör. ilk bakışta faydalı imiş gibi görünen, zaman kazandırdığı için kurtarıcımızmış gibi piyasaya sürülen gıdalar, aslında yavaş yavaş bedeni tüketmekte ve fark ettirmeden sorunlara zemin hazırlamakta. Uzun süre dayanması için içerisine konulan her katkı maddesi kimyasal olarak gıdaya farklı bir kimlik kazandırıyor. Zararlı katkı maddeleri bedeni yıpratarak tahammülsüz bir hale getirirken kimliği değişmiş gıda maddesi tanınamadığı için vücud tarafından redediliyor.
İlk aşama sindirilememesi..Bu aşamada gaz ,şişkinlik,sıkışma kramplar v.s . tepkiler oluşuyor. Sindirim sistemi bağışıklık sistemimizin en büyük parçasıdır. Burada oluşan aksama zincirleme bir tepki sürecinde sinir sistemine kadar bedenin etkilenmesine yol açıyor.
Besinler vücudumuza ağız yolundan alınmaya başladıkları andan itibaren sindirim başlamış olur. Kabaca ağız, mide ve bağırsaklar yoluyla sindirilecek besinler organ asitleri ve enzimler aracılığıyla hücrelerimizin kullanabileceği proteinlere kadar parçalanırlar. Besinlerdeki proteinler, bu ayrışma sırasında daha küçük parçalara yani aminoasitlere kadar bölünürler ve kana karışırlar.
Sindirim döngüsünde bir bozukluk olursa; vücudumuzda çeşitli enzimlerin olmayışı veya düzgün çalışmaması, bağırsak flora bozuklukları, asit salınımı bozuklukları gibi durumlarda besinlerin parçalanma ve kullanımında bozukluklar meydana gelir. Vücudumuz doğru parçalanamayan bu besinlere yabancı madde muamelesi yaparak savunma sistemini harekete geçirir ve vücutta enflamasyon oluşur, yan etkiler belirmeye başlar. Yükselen CRP değerleri en başta halsizlik, metabolizma yavaşlaması, bağırsak problemleri (IBS, konstipasyon, diyare ....) gibi semptomlara yol açar. Kişinin aynı gıdayı düzenli tüketmesi durumunda birçok kronik hastalık gelişmeye başlar.
Tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz .
Beden bir kez tahammülsüz hale geldiğinde yıllardır yerken bir sorun yaşamadığımız başka başka gıdalarda duyarlılık kazanmaya başlıyabilir .Tablonun asıl tehlikeli kısmı bunun hissettirmeden sinsi sinsi büyüyor olması.
GEN YAPIMIZ VE BUNA BAĞLI VÜCUDUMUZDA GERÇEKLEŞEN KİMYASAL REAKSİYONLAR DOĞAL OLMIYAN YİYECEKLERİMİZİN TÜMÜ İLE BAŞA ÇIKABİLECEK YETENEĞE SAHİP DEĞİLDİR.
Gıda İntoleransı birçok hastalığa neden olabilir.
Başlıcaları:
- şişmanlık,
- obezite
kilo verememe
- migren
- sivilce
- vücutta şişlikler
- gaz, şişkinlik
- kronik yorgunluk
- kabızlık
- bazı çilt hastalıkları (egzema)
- Kronik demir eksikliği
- IBS
- Hipertansiyon
- Tip 2 Diabet
- Astım
- Depresyon
Bütün bu hastalıkların ve daha fazlasının ortak nedeni kronik enflamasyondur Uzmanlara göre, gıda intoloransı ile bazı sağlık sorunlarını arasında doğrudan ilişki vardır
.
Ayrıca bazı romatizmal hastalıklar,astım, ishal , mide krampları, uyku bozuklukları, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar da görülebilir.
Barsak hastalıkları olan,Crohn hastalığı, gibi problemler de ortaya çıkabilir.
Bir gıdaya karşı alerji veya intolerans olma olasılığının en iyi tahminlerinden biri ailenin tarihidir. Alerjili (atopik) ebeveynlerin çocukları muhtemel risk altındadırlar. Alerjik ebeveynlerin çocuklarında gıda alerjisi görülme riski daha fazladır. Bir ebeveyninde gıda alerjisi olan bebeklerde gıda alerjisi görülme riski, alerjik olmayan ebeveynlerin bebeklerinde gıda alerjisi görülme riskinin iki katıdır. Eğer hem anne hem de babada gıda alerjisi varsa risk 6 kat artar. Alerjilerle ilgili ailelerden olan bebeklerin, anne sütüyle beslenmesi halinde 4-6 ay içerisinde alerjiye karşı bir miktar koruma kazanabilir
İnsanlar hangi çeşit gıdalara karşı alerji olurlar?
Yetişkinlerde alerjik reaksiyonlara neden olan en bilinen gıdalar karides, kerevit, ıstakoz ve yengeç gibi kabuklular, fıstık, fındık, ceviz, balık ve yumurtadır. Küçük çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olan en bilindik gıdalar süt, yumurta, buğday ve fıstıktır.
Yetişkinler genelde alerjilerden kurtulamazlar fakat çocuklar bazen kurtulabilirler. Süt ve soyaya karşı olan reaksiyonlardan, fıstık, balık ve karidese karşı olan reaksiyonlara göre daha kolay kurtulurlar. Fıstık ve kabuklu deniz hayvanlarına karşı olan alerji ilk maruz kalmadan sonraki tüketimlerde ciddi reaksiyonlara sebep olabilir.
İnsanlar sık sık yedikleri gıdalara genellikle tepki gösterirler. Örneğin Japonya'da, pirinç alerjisi yaygındır. İskandinavya ülkelerinde morina balığı alerji vakaları yaygındır.
Gıda intoleransı, bir gıda yada gıda bileşeni tarafından tetiklenen vücudun gösterdiği ters tepkidir. Örnek olarak laktoz intoleransı verilebilir. Bağışıklık sistemini kapsamazlar. Bu reaksiyonlar sindirilemeyen veya emilemeyen gıda yada gıda bileşenlerinden dolayı meydana gelmektedir.
Örneğin, laktoz intoleransına sahip kişilerin sütteki laktoz şekerini sindirecek laktaz enzimleri bulunmamaktadır. Dünyadaki yetişkin insanların %50'sinde görülen ve en bilinen gıda intoleransıdır.
Bazı kişiler de lezzet artırıcılar veya koruyucular (sülfit) gibi katkı maddelerine karşı intoleransa sahiptirler. |